6 Mayıs 2020 Çarşamba

Kombucha

KOMBUCHA çayı bu günlerde herkesin dilinde. Kombu denilen mayası olmadan bu çay olmuyor. Banada sevgili komşum İlayda vermişti Sevgili İlayda cığım kendisi tiyatro sanatçısı çevresi geniş ona da bir arkadaşı vermişti kombu mayasını. İnternette satışı var isteyen olursa benden de temin edebilirler 3 litre temiz içilecek su kaynatılıp 10 adet sallama yeşil veya siyah çay koyup demleyin.1.5 su bardağı şeker ilave edip ağzı geniş bir kapta üzerine tülbent kapatarak 20 derecede karanlık bir yerde bekletin.hızlı mayalanması için biraz elma sirkesi ilave edin.4. 5. gün içilmeye başlanır.tam olması için 15 .20 gün beklenir.
KOBUCHA ÇAYININ FAYDALARI
Ciltteki kırışıklıkları, çilleri ve kahverengi lekeleri yok eder.
Deri nemlendiricisi görevi görür, (Kombu çayı içilerek kullanırken cilde faydalı ise de, deri dışından tatbik edildiğinde de çok etkilidir. Fazla mantarlar blenderdan geçirilerek harika bir cilt bakım kremi elde edilmiş olur.)
Deriye spreyle ya da sürülerek uygulandığında antibakteriyel asit tabakası görevi görür.
Vücut ağırlığını düzenler, yağları yok eder.
Susuzluğu giderir ve egzersiz sırasındaki performansı artırır.
Mantar türü enfeksiyonlara (candida gibi) karşı savaşır.
Kapsamındaki antivirütik ve antibiyotik özellikler sayesinde iltihabi durumları yok eder.
Menapoz rahatsızlıklarını düzene sokar.
Deri üzerindeki yaraları tedavi eder.
Tüm salgı bezlerini ve hormon savunmasını uyarır.
Vücutta sağlıklı bir pH dengesi sağlar.
Vücuttaki atık madde ve zehirli maddelerin suda çözülebilir hale gelerek atılmasını sağlar
Kan dolaşımını hızlandırır.
Metabolizmayı uyarır.
Kalp atış ritmini düzenler.
Kanı temizler.
Sinir sistemini düzenler.
Yüksek tansiyonu düşürür, huzursuzluğu yatıştırır.
Astımı tedavi eder, astım krizlerini giderir.
Kan şekeri seviyesini sabitleyerek, şeker hastalığını tedavi eder.
Alerjileri hafifletir ve zamanla giderir.
Sertleşmiş karaciğeri yumuşatır ve yeniler.
Kanseri önler ve tedavi eder.
Antioksidant nedeniyle oluşan radyasyona karşı koruyup serbest radikallerle savaşır.
Hücre duvarının yeniden oluşumunu sağlar.
Doku sertleşmesini (multiple scloris; MS) tedavi eder.
Damar sertliğini (arterioscloresis) tedavi eder.
Elastikiyet sağlar ve gevşek eklemleri kuvvetlendirir
Doku sertleşmesini (multiple scloris; MS) tedavi eder.
Damar sertliğini (arterioscloresis) tedavi eder.
 Elastikiyet sağlar ve gevşek eklemleri kuvvetlendirir
Vücuttaki ürik asit ve kolesterolü suda erir hale getirerek vücuttan atılmasına yardımcı olur.
Peklik (kabızlık) problemini giderir.
Hemoroidi tedavi eder.
Yorgunluk bitkinlik ve sinirliliği giderir.
Herpes virüsünün soğuk algınlığı ağrıları yok eder.

Dört Hırsız Sirkesi

Dört Hırsız Sirkesi

Bu çok güçlü antiseptik sirke, veba kurbanlarını soyan 4 kişilik bir çete tarafından bulunmuş. Bundan dolayı "Dört Hırsız Sirkesi" adını almış ve uzun yıllar eczanelerde mikrop kırıcı olarak satılmış. Günümüzde de aynı isimle tıp ticaretinde anılmaktadır.

Bulunuşu ise şöyle; başta büyük Londra vebası olmak üzere, veba salgınlarında ölen hastaların cesetlerini soyan dört hırsız yakalanıp sorguya çekiliyor. Hasta cesetlerine dokunuyorlar, soyup soğana çeviriyorlar ama kendileri vebaya yakalanmıyor. Hırsızlara bunun sırrını verirlerse bağışlanacakları söyleniyor.

Hırsızlar kendi yaptıkları sirkeyle ellerini, ağızlarını yıkayıp gargara yaptıklarını açıklıyor. Bu yüzden ‘Dört Hırsız Sirkesi’ olarak anılagelen bu sirke asırlarca pek çok hastalığın önlenmesi ve iyileşmesinde etkin olarak kullanılıyor.

Anti-enflamatuar özelliği nedeniyle eklem ağrılarının hafifletilmesinde de çok yararlı. Baş ağrılarında şakaklara ovma şeklinde tatbik edilerek migren türü ağrılarda da etkili. Bir bardak su içerisine bir yemek kaşığı katılarak içilmesi gerekiyor.

Gelelim malzeme ve tarifine;

40 gr. acı pelin otu, 40 gr. normal pelin otu, 20 gr. karabiber, 20 gr. nane, 40 gr. biberiye, 40 gr. sedefotu, 40 gr. adaçayı, 40 gr. lavanta, 30 gr. muskat, 30 gr. eğir otu, 30 gr. tarçın, 30 gr. tane karanfil ve 30 gr. sarımsak.

Tüm bu malzemeleri 2,5 litre doğal elma sirkesi ile karıştırın ve 1,5 ay güneşte mayalanmaya bırakın. Akabinde süzün ve kullanın. Tentürden farkı; bu sirkede güneş gerekli. Yani bu sirkenin ısınması şart.

Osmanlı hekimleri vebanın girdiği eve girmek için önce evi baştan sona sirke ile yıkarlarmış. Çeşitli buhurlar yakar, her yeri de kireçle beyazlattıktan sonra eve girerlermiş. Sirkenin temizleyici rolü tedbir olarak kullanılıyor. Kanamaları durdurduğu, balgamı inceltip kestiği, sıvıları arındırdığı ve her türlü zehirlenmeye iyi geldiği biliniyor.

Eski tariflere göre her yarım saatte bir tatlı kaşığı az sıcak suyla seyreltilip içilirse sarhoşluğa birebir. İstanbul’un ilk kolera salgınında Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi bir kolera risalesinde, bitişik ve alçak evli mahallelere gidilmek gerektiğinde "Dört Hırsız Sirkesi" öğütlüyor.

Yine eskiler, mangal zehirlenmelerinde hastayı sirkeyle yıkıyor ve içebildiğince sirke içiriyorlar. Kişi kendindeyse, buruna çektiriryorlar. Şimdikilerse sirke sandıkları şeyi bulaşık makinesine koyuyor. Günümüzde sirkenin değeri bu!

Ben şimdilerde "Dört Hırsız Sirkesi" yapıyorum ama henüz olmadı. 

Sağlık ve afiyetle kalın...