5 Aralık 2014 Cuma

Üzüm Pekmezi

 Üzüm pekmezini apartman dairelerinde yapmak biraz zor olsa da imkansız değil.Tahminen 10 kg üzümden 1 kilo ya da biraz daha fazla pekmez çıkar.17 yaşlarımda köyde rastgelmiştim bir kez pekmez yapımına.Üzüm toplamaya öğleden sonra gittik.Topladığımız üzümleri büyük üzüm küfelerine doldurduk ve eve getirdik.Üzümlerin suyunu sıkmak için özel şırahaneler var.Yani sadece üzüm suyu sıkmak için kullanılan küçük havuzlar.Bu şırahanelere üzümler doldurulur, evdeki gençler bu üzümleri ayakları ile ezer, şirahanenin giderine kovaları koyarlar ve üzümler ezildikçe su kovalara dolar.Üzüm suları büyük kazanda biriktirilir.Sıkma işlemi bitince kazanın altına ateş yakılır üzüm suları bir taşım kaynatılıp ocaktan alınır.
 Üzüm pekmezinin olmazsa olmazlarından biri de topraktır.Bu özel bir toprak her yerde olmaz.Hususi gidilip belirli yerlerden bu toprak getirilir.Beyaz bir toprak bir avuç kullanılır fazla kullanılmaz.Bu toprak, az su ile açılır akışkan bir hale gelir.Kazanda bir taşım kaynayan üzüm suyuna karıştırılıp üzeri kapatılır.Buraya kadar yazdıklarımın hepsi öğleden sonra akşama kadar yapılır biter.
 Sabah namazından sonra yatılmaz köylerde, iş çokkk.Sabah olup da kazanın kapağını kaldırdığınızda üzüm suyu ayna gibi berrak,kendi yüzünüzü görebileceğiniz şekilde olur..Toprağın sayesinde bütün posa dibe çöker.
Şimdi iş çöken üzüm suyunu kaynatmaya geldi...Üzüm suyunu kaynatmak için 1,5 metre çapında büyük bakır leğen kullanılır.Ocağın üzerine legen yerleştirilir içine berrak hale gelen üzüm suyundan 4 parmak kadar doldurulur.Ocağın altını yakıp pekmezin kaynatma işlemi başlatılır.Leğen geniş oldugu için buharlaşma çabuk olur kaynayan üzüm suları azaldıkça kazandan leğene üzüm suyu ilave edilir.Bu işleme üzüm suları  bitip pekmezimiz kıvam alıncaya kadar devam edilir.
 Pekmezin kıvama geldiğini anlamak için su dolu bir kasenin içine pekmezden bir miktar dökülür,hemen dağılırsa kıvama gelmemiş demektir.Kıvama gelen pekmez, kışın tüketilmek üzere serin bir yere alınır.Afiyet olsunn.Resimler Tarsus lu tanıdıklarımızdan...


Yorum Gönder